Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu İlaçsız da Giderilebilir

0
472

“Oysa insan beyninde bilinçli bir şef yoktur. Her birey kendi sinir ağları tarafından ne sağlanmışsa onu kullanmaktadır. Eğer kişinin yönetim işlevleri ile ilişkili sinir ağları DEHB’de olduğu gibi bozulmuşsa, o kişi ne kadar isterse istesin bilişsel işlevlerin büyük bir kısmının yönetiminde başarılı olamamaktadır.” der Yale Üniversitesinden Dr. Thomas E. Brown. Dikkat eksikliği çözümü ile ilgili çalışma yapanlar veya araştırma yapan ebeveynler Dr. Brown’u yakından bilirler. Yıllardır DEHB üzerine yaptığı çalışmalarla bilinir. Son zamanlarda Dr. Brown DEHB için ilaçsız terapi ve eğitim odaklı çalışmaların kullanılması gerektiği yönünde görüşler beyan ettiği de bilinmektedir.

Dikkat eksikliği, dikkat dağınıklığı insan olmanın getirdiği bir durumdur. Bu yönüyle bakıldığında dikkat eksikliği bir sorun, bir maraza olmadığı gibi erken tanı konulduğunda etkili ve hızlı sonuçlar elde edilerek aşılabiliyor. Aile içi uygulamalar ve bireyin karakterine, mizacına göre yapılan çalışmalar, dikkat eksikliği çeşidine, bireyin zeka ve duygu durumuna göre şekillenen çalışmalarla belli ölçütlerde ortadan kalkabilmektedir. Sosyal hizmet alanında ortaya çıkan bazı görüşlere göre DEHB gibi sorunlarda ilaç kullanımının ilerleyen yaşlarda bazı handikapları olduğu iddia edilmektedir. Dikkat eksikliği tedavisi için veriler ilaçlar bağımlılık haline gelerek etkisini kaybetmektedir. Yapılan doz artırımları da zamanla etkisini kaybedebilmekte, çocuklarımızda ve gençlerimizde beslenme, uyku gibi temel fiziksel ihtiyaçların seyrini de olumsuz etkileyebilmektedir. Bunun yanında bağımlılık etkisini kullanıcının farklı yönlere eğilimini de tetikleyecektir.

hiperaktivite

Peki, Dikkat Eksikliğini nasıl anlarız?

Dikkat eksikliği veya dağınıklığı özellikle okul hayatının başlamasıyla belirginleşir. Özellikle ilkokul 1. – 4. sınıf dönemlerinde velilerce veya sınıf öğretmenleri tarafından farkedilir. Özellikle 1.-2. sınıfta meydana gelen bu olumsuz etken sayesinde eğitimin temeli zayıf atılmış olur. Okul öncesi dönemde de çocuğumuzun mizacına uygun oyun ve oyuncaklar, aktiviteler, aile içi iletişim tesis edilmezse dikkat eksikliğinin etkisi görülmeye başlar. Bu takdirde;

– Çocuklarımız her şeyden çabuk sıkılıp, bıkar, oyuncakları ile kısa bir süre oynadıktan sonra, sıkılıp onları parçalamaya başlayabilirler. Kendilerine verilen, yaşlarına uygun yap-boz oyuncakları aslına uygun olarak düzenleyemezler. Uzun süre bir TV filmi ya da çizgi filmi izleyemezler. Okulun başlamasıyla birlikte öğrenmeye yönelik ilginin azlığı da dikkati çeker. Ödev yapmayı sevmez, ebeveynleri ve öğretmenin zoruyla ödev yaparlar. Ödevleri yapmak çok zor gelir. Masanın başına oturamaz, otursalar dahi çeşitli bahaneler uydurarak (tuvalete gitme, su içme gibi) sık sık masa başından kalkarlar. Büyüklerini ders çalışırken yanlarında isterler.

– Başladıkları bir işi bitirmekte zorlanır, bir işi sonuçlandırmadan hemen diğerine geçerler. Kendileriyle konuştuğunuzda sanki sizi dinlemiyormuş izlenimi verirler. Kendilerinden istenen birşeyi, kendilerine birkaç defa söylenildikten sonra yapabilirler.

– Sınıfta dersi takip etmedikleri gözlenir. Çevresel uyarılarla hemen dikkatleri dağılır. Ders dışı işlerle fazlaca ilgilenir, elinde kalem çevirir, deftere, sıraya birşeyler yazıp, çizmeye kalkar ve başka bir gereçle uğraşıp, dersi takip edemezler. Derste sıkılmaları nedeniyle sınıfın dikkatini ve huzurunu bozacak davranışlar sergileyebilirler (Derste konuşma, sırayı sallama, arkadaşlarına laf atma, sınıfta ayağa kalkıp su, yiyecek dağıtma ve garip sesler çıkarma gibi).

19691521_10213373147991933_428044799_n

– Okuma ve yazma becerileri arkadaşlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir. Okurken sıkça hatalar yapabilir ve cümlenin sonunda başka sözcükler uydurabilirler. Sınıfta, sokakta sık eşya kaybederler. Öğrenilenleri de çabuk unutabilirler. Kendilerine uygun bir çalışma düzeni ve sistemi geliştiremezler. Okuma ve yazmayı pek sevmezler. Bu sadece ders kitapları için değil diğer hikaye kitapları içinde geçerlidir.

– Sınavlarda dikkatsizce hatalar yaparlar. İyi bildikleri soruları bile yanlış yanıtlayabilirler. Test sınavlarında aklı karıştıran, çeldirici şıklara kolaylıkla yönelirler. Özellikle ilkokul yıllarında sınav kağıdını herkesten önce vermeye çalışırlar. Sonunda bildiklerinden daha düşük notlar alırlar.

– Dikkat eksikliği okul öncesi dönemde pek fark edilmeyebilir. Ancak bu çocukların bir kısmı ders dışı işlerde de çabuk sıkılma belirtileri gösterirler. Zeka düzeyi iyi olan ve özel öğrenme güçlüğü olmayan çocuklar ilkokulun 3. ve 4. sınıflarına kadar derslerde sorun yaşamayabilirler. Çalışmadıkları ve dersi iyi izlemedikleri halde notları kötü olmayabilir. Konuların ağırlaşmasıyla birlikte ders başarısızlıkları yaşanmaya başlanır. Ev içinde günlük yapmaları gereken işler konusunda sorumluluk almak istemezler. Genellikle dağınıktırlar ve kurallardan hoşlanmazlar.

Bu konuyu araştırırken dikkat eksikliği ile ilgili Yüksek Yapılı Zekalar’ın etkili çalışmalar yaptığı duyumunu alıp yazıya dökmek istedim. Danışmanlık merkezinin sitesini incelediğimde; bireyin yaşına uygun, Cambridge Üniversitesi Psikometri Bölümünün zeka, dikkat eksikliği ve diğer öğrenme bozuklukları ile ilgili testlerle belirlenen dikkat eksikliğinin seviyesine göre aşağıdaki uygulamalarla çözüm yoluna gittiklerini öğrendim:

– “Prefrontal Korteks” ve “Limbik Sistem” üzerinde gerçekleştirilecek yazılım destekli uygulamalarla beynin öğrenme altyapısı, algılama ve hatırlama seviyesi yukarıya çıkartılır. Bunun için; “Muhakemat Temelli Hızlı Öğrenme ve Hızlı Algılama” eğitimi veriliyor.

– Süreç içerisinde problem çözme, esnek öğrenme altyapısı, yüksek konsantrasyon ve çok odaklılık, çok yönlülük, muhakeme, yaratıcılık, çözüm odaklılık gibi alanlarda “Nöroplastisite” yani beyin esnekliğini sağlayan uygulamalar yapılıyor.

– Cambridge Üniversitesi patentli materyalleri kullanıyorlar (Kurumdaki bazı uzmanların Cambridge onaylı sertifikaları bulunuyor),

– Psikoterapi uygulamaları (Şema terapi, Oyun terapisi, Aile terapisi)

– Mentorluk faaliyetleri (Yukarıdaki bütün çalışmaları kapsayan bir danışmanlık faaliyeti imiş.)

– Klinik Refleksoloji
– Beyin Detoksu (Beyni fabrika ayarlarına çeviren, zihinsel işlevselliği artıran imajinasyon temelli bir çalışma imiş. Bana oldukça etkileyici geldi.)

Merkezi Ankara ama Denizli ve Diyarbakır’da şubeleri bulunuyor.

TEILEN

Yorum Yaz